13 Mayıs 2019 Pazartesi

EN İYİ OLMAK



Odağınızı “iyi” kelimesine nazikçe yöneltmeyi seçin. 
İYİ İYİ İYİ, sesli bir biçimde birkaç kez telaffuz edin bakalım neler oluyor? Nasıl bir ses tınısı kulağınızda yankılanıyor? İ-Y-İ…Diyelim ki; yaşam döngünüzde ilk kez bu kelime ile karşı karşı karşıyasınız, size ne (leri) çağrıştırıyor? Zihninizi özgür bırakın belki göz kapaklarınızı kapatmayı seçebilirsiniz, zihninizde bir imaj var bu kelime ile ilişkili  bu imajın izdüşümü ile yüzleşebildiniz mi? Belki şimdilik bulamamış olabilirsiniz, ancak soruyu zihnimize yönelttiğimize göre yanıtı da er ya da geç geliyor, sakin olun. Sorabildiğiniz her bir sorunun bir yanıtı mevcuttur. Siz o yanıtı görmeye hazır olduğunuzda yanıt yaşamınızda form bulur. 

Şimdi odağınızı halihazırdaki mevcut bedeninizde “iyi” olarak neleri tanımlamayı seçtiklerinize yöneltin. Eminim ki; her biriniz günlük yaşam sürecinizde herhangi bir şeyi seçerken “en iyisi” olsun deyimini en az bir kez  telaffuz etmeyi seçmişsinizdir. Neye, nelere “en iyi” tanımınızı gerçekleştirdiğinizi su yüzeyine çıkardığınızda aslında en temelde ne (lere) yönelik bir ihtiyacınız ile buluşmaya da gereksinimizin yankılandığını fark edersiniz. Örneğin “en iyi öğretmen” bu bir deyim.  Bu kelime dizinini telaffuz ettiğinizde sizin özünüzdeki “öğretmen” nin ortaya çıkmasına vesile olabilecek bir kişiye gereksiniminiz olduğunu görürsünüz. Kimdir, nedir öğretmen? Zamanın çok ötesinden beri varoluşun damarlarına işlenmiş birtakım bilgileri bilincine açmış olandır dolayısı ile bu kişi ile buluştuğunuzda (ki zaten karşınızdaki kişi de sizsiniz! Yaşamınızda karşınıza çıkan her bir bireyi siz bizzat yaşamınıza davet ediyorsunuz hem de her an, farkında olun). kendisinde açılmış olan bilgilerin sizin bilinç yapınızın mevcudiyeti kadarını açan ve böylelikle sizin özünüzdeki öğretmenin doğmasına vesile olan kişidir öğretmen sıfatını taşımakla mükellef kişi. Haydi şimdi bu örnekten yola çıkarak “en iyi” olarak tanımladığınız herhangi bir şeyin (canlı-cansız) içsel dinamiklerinizdeki izini sürün bakalım nasıl bir hikaye ile karşılaşacaksınız? 

Gerçekten kalbiniz ile hiç “iyi” nin ne demek olduğuna dair zihinsel süreçlerinizi harekete davet ettiniz mi? 
Haydi şimdi beraberce gerçekleştirelim mi bu süreci? 
 Doğada “insan” varlığı dışındaki herhangi bir canlının “ben en iyiyim” dediğine veyahut bu deyimi tezahür ettirdiği bir davranışsal süreç deneyimine hiç şahit oldunuz mu? 

Herkes ve herşey mutlak “bir” in birer yansıması olduğuna göre herkes ve canlı-cansız herşey “en iyi” yi her daim özünde barındırmaktadır. Lakin bu “en iyi”yi nasıl tezahür ettireceği zamanın kalitesine bağlı olarak form kazanır. 

Bir insan varlığı için “en iyi” olan nedir? Kendi sınırlarını bilerek varoluşsal potansiyelini olduğu gibi ışımak ve böylelikle kendi ışığının gücü ile bir diğer varlığın potansiyelini görmesine vesile olmaktır. Bundan başka bir “en iyi” tanımı genel geçer insan varlıklarının, illüzyon sahnesindeki zihinsel süreçlerinin uydurma kalıplarından ibarettir. 

Şu zamanın insan realitesine baktığınızda birçok insan olma yolunda ilerlemekte olan varlığın; “en iyi” nin peşi sıra adeta bir deli misali arayışta olduğunu görürsünüz. 

Halbuki tek mutlak  gerçek; “en iyi öğretmen, en iyi okul, en iyi doktor, en iyi hastahane, en iyi anne, en iyi baba, en iyi arkadaş vb.,  deyimlerinin kendi içselliğimizde zamanın çok ötesinden beri var olan “iyi” yi ortaya çıkaracak olan kavramlar bütününden ibaret olduğunu görebilmektir asıl olan, farkında mısınız? 

Bazen şöyle bir yanılgıya her birimiz düşüveririz: “ben bu konuda en iyiyim…” kelimeleri sızıverir dudaklarımızın arasından. Halbuki bu kelimeyi telaffuz etmek ile ışıyabilme potansiyeline muktedir olduğumuz bir kapıyı sıkı sıkı kapatır bir de üzerine kilit vururuz.İşte o an çok şanslı olanlar, hayatın özünden bir ışık yansıması ile karşılaşır ve o ışık; herkes “a” derken, “b” deme cesaretini sergiler, genellikle o sürüden ayrılan cesur olanlar pek bi görmezden gelinse ve sevilmeseler de, sizi neyi/nasıl gerçekleştirdiğini bilmeksizin kendi merkezinden uzakta olanların bir diğer deyim ile sürekli alkışlayanların aksine size takkenizi önünüze koyarak düşünmeye davet edenler, sizi bütünü ile kendinizle buluşmaya davet edenler sizin öz gücünüzü görerek bunun ortaya çıkabilmesi adına destek verenlerdir, görüyor musunuz? Bu süreç biraz “acı” duyumsamaya açık olacaktır hatırlayalım ki hiçbir doğum “acı” olmaksızın gerçekleşemez. 
Ve belki de bütün bu yazının ana mesajı şöyle özetlenebilir; o varoluşumuzdaki  en iyi ile buluşabilmek adına yürünecek tek bir yol vardır: yüreğimizdeki öz mutlak adaleti gerçekliğe tezahür ettirmemiz gerektiğini hatırlamak!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder