15 Mayıs 2014 Perşembe

ŞU AN NEREDEYİZ? TÜRK KÜLTÜRÜNDE “YAS” SÜRECİ -1


11 Nisan 2014 tarihinde Bursa da gerçekleştirilen 18. Ulusal Psikoloji Kongresinde, kültürümüzde nasıl “yas” tuttuğumuza ilişkin sözel bir bildiri sunumu gerçekleştirmiştim.

Sunuma başlamadan önce salonda yer alanların biliş seviyesini tespit etmek ve ona uygun konuşmamı şimdi ve burada zemininde yapılandırabilmek amacı ile bir soru yönelttim.

Soru şu idi:

A) “Şu anda burada kimler ölümlü birer varlık   olduğunun düşünmekte ve algılamakta?

B) Şu anda kimler burada ölümsüz birer ruhani varlık olduğunun bilincinde?

Salonda sunumumu dinlemek üzere bulunan kişilerin yaklaşık %85’i ; ÖLÜMLÜ bir varlık olduklarını düşünmekte ve sadece bir kez dünyaya geldiklerini, belirli bir yaşa geldiklerinde öleceklerini ve yaşamın son bulacağını düşündüklerini ve bu düşünceye inandıklarını belittiler.

O an hissettiğim duygular sırası ile ::: “şok”,-- “üzüntü”- “kaygı” .        Çünkü Ulusal bir kongrede sunum yapıyorum bu şu demek oluyor; dinleyicilerin hepsi psikoloji alanında kendilerini ifade edici çalışmalar üretmekte.. çok uzatmayacağım ancak yaşamın sadece bir ömür ile sınırlı olduğunu düşünen bir psikolog karşısındaki danışanını nereye kadar taşıyabilir sorusunun cevabını kendi içselliğimde halen aramaktayım. Belki başka bir yazımda bu konuya biraz daha açıklık getiririm.

 

Konuşmamı sürdürürken şunu söyledim::: “Türk milleti genel olarak ‘geçmiş odaklı’ düşünen ve analizlerini geçmiş zemininde şekillendiren bir biliş yapısına sahiptir.  Bugün bu dediğimin ne anlama geldiği daha açık ve net sanırım...

Bu nedenle Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde yaşamakta olan her vatandaş KRİZLER/ TRAVMALAR yolu ile DEĞİŞİM ve DÖNÜŞÜM geçirmektedir. Yani ACI yolu ile öğrenmeye programlanmış zihin yapıları mevcuttur.

Peki SEVGİ yolu ile öğrenmek mümkün değil mi? Elbette mümkün. Nasıl?  Tüm varlılar kendi sorumluluklarını üstlenerek önce sağlıklı bir şekilde “BEN” DEMEYİ idrak ederse ardından “BİR” liğe giden yolda bir adım atabilir.

Sorumlukların sürekli “suçlama” yolu ile diğer bir anlamda kendi içselliğinizdeki “olumsuz/kötü” ben’i bir başkasının benliğinde aynalayarak konuşmaktan, düşünmekten, hissetmekten özgürleştiğimizde çok yol kat edeceğiz, çok…


Sevgiyle,
Özge Genlik
Uzman Psikolog

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder