23 Eylül 2013 Pazartesi

500 Gram Sağlık, 750 Gram Huzur, 1 Kilogram da “iyi” bir Karakter Alabilir Miyim? Ücreti Nedir ?


Işıltılı yazdan kalma bir İstanbul anından herkese merhaba,

Yazının başlığını ilgi çekici bulanlar ve merak edenler biraz  sebat!


20-21-22 Eylül tarihlerinde Santralistanbul,  içsel dünyamıza mükemmel bir keşif yolculuğuna çıkmamıza vesile olan MIND & BODY FESTIVAL e ev sahipliği yaptı. Festivalin temel amacı; sağlıklı olmayı seçen kişilere huzurlu ve dingin bir yaşam hakkında farkındalık oluşturmaktı.
Festival amacına ulaştı mı? Bana göre ‘evet’ ulaştı, sağlıklı yaşam yolunu seçen herkes kendince beynini, ruhunu, bedenini doyurarak ayrıldı festivalden. Hatta tadı damağımda kaldı diyebilirim J

Festivalin ilk gününde; Ray Rizzo’nun “Hafiflik: Dört Şekil” isimli yoga workshop u ile güne başlamayı seçtim. Ray; sadece bir yoga eğitmeni değil aynı zamanda
holistik bir yaşam uzmanı. Yazı yazıyor, hip-hop türünde müzik üretiyor ve aynı zamanda şifa sanatı üzerinde çalışmalar yürütmekte. Daha ne olsun ? J Genç yaşına rağmen, yaşamı özüne sindirmiş, gözlerinden ışıltı yayan olgun bir kişiliğe sahip diyebilirim bi de tabi oldukça yakışıklı.
Ray Rizzo hakkında daha detaylı bilgi için :  http://www.rayrizz.com/home.html

Workshop içeriğini kendisinin özel dizayn ettiği bir çalışma olduğu “Weightlessness Yoga”(hafiflik)  zemininde şekillendirmişti.
Önce “Güneşi Selamlama” serisi ile başladık. Güneş, yaşamın kaynağıdır. Yoga, doğanın içinde özündedir ve doğaya derin bir saygı besler. Yoga çalışmalarında “surya namaskar” güneşe selam anlamına gelmektedir. Zihni ve bedeni gevşetmek, rahatlatmak için 12 yoga pozundan oluşan bir dizidir.
Sonra ise “Jaguar Pençesi” isimli yoga serisine geçiş yaptık, çömelrek ve oturularak yapılan asanalar (yoga duruşları) ile Jaguar ın gücünü ve zerafetini hem bedensel hem de zihinsel olarak deneyimledik.
“Küba Isınması” ile nefes teknikleri sayesinde vücudumuz iyice ısınır ve esnerken derin gevşemeye geçmeye hazırlanıyorduk ki; “Yüzen Dragon” isimli yoga serisi ile yan duruşlu asanalar ile beden ve zihin birliğinin farkındalığını iyice arttırdığımız anda  meditasyon ve derin gevşeme ile “Hafiflik: Dört Şekil” workshop uygulaması sona ererken zihnimde hiçbir şey yokken, eğitmenin güçlü ve şifa dolu enerjisini hissetmemek elde değildi J Fotoğraf sırasında bir süre bekleyerek ayrılmak durumunda kaldım çünkü Sağlıklı Yaşam ve Detoks Uzmanı Gül Kaynak ın sunumu ile “Sağlıklı Beden ve Zihin İçin Detox” workshop u başlamak üzereydi.
“Ay bana bir iyi bir karakter bulun, satın alayım. Diyebiliyor musunuz?” Diyerek başladı sözlerine, Kaynak. Dışsal-nesnel dünya üzerindeki pek çok şeyi “para” karşılığında satın alabilsek de duyguları-düşünceleri ve sağlıklı bir yaşam tarzını-biçimini, iyi-güzel huylu karakterleri satın alamıyoruz ancak oluşturabiliyoruz. Nasıl? Emek vererek, çaba göstererek, akışa güvenerek. İkinci doğum pat diye oluşmuyor ! Sürecin içerisinde akmak, zaman zaman çetin dalgalarla boğuşmakla, her aldığın nefesin farkındalığında tınlamayı başararak oluyor ve kökleniyorsun bu dünya gezegenine, ÖZGE’CE J
Workshop un en önemli anlarından biri, “sevgi” duygusu ile “beslenme” üzerinde ilişkiye dikkat çektiği dakikalardı hiç şüphesiz. Her birimizin “sevgi” ye ihtiyacı var. Hem sevmeye hem de sevilmeye olan ihtiyacımızın yerini bazen besin maddeleri ile giderebiliyoruz. Böylece  bazı yiyecekler en özel anılarımız  ile beynimizde koşullanmış bir şartlanma refleksi oluşturabiliyor. Örneğin, Mc Donalds- Burger King gibi hamburgerciler çocukların doğum günleri için özel doğum günü alanları dizayn ederler mekanlarının bir bölümüne. Çocuk orada en özel anını, tüm sevdikleri ile heyecanla, mutlulukla, sevinçle kutlar. Sonra istediğiniz kadar, çocuğunuza hamburgerin zararlarından bahsedin faydası olmaz. Çünkü beyinde şöyle bir denklem oluşur:  hamburger yemek = mutluluk + heyecan + sevilmek. Şimdi sizler de odaklanın anılarınıza hangi besinler size daha yoğun haz ve mutluluk duyguları veriyor? Şekerlemeler, çikolatalar mı? Şimdi bu besinleri yerken genelde nasıl ortamlarda, kimlerle birlikte ve zihninizin ve duygularınızın odağının nerede olduğunu anımsamaya çalışın. Mesela, ben 4-5 yaşlarında iken, babam her akşam eve kinder surprise yumurta şeklinde çikolatası ile gelirdi. O yumurta şeklindeki çikolata babam demekti o zamanlar. Şimdi çikolatayı neden bu kadar sevdiğim daha net J
Sağlıklı bir beden ve zihin için aldığımız besinlerdeki kalorilerden öte bu besinlerin içerisindeki asit-baz değerleri arasındaki denge oldukça önemli. Evet alkali beslenmeden bahsediyorum, doğru bildiniz. Gül Kaynak’ a göre; vücudumuz alkali olarak yaratılmış. Sağlıklı bir insanın kanının pH ı 7.34-7.45 arasındaki bir dengedir. Kandaki pH oranı 6 olursa ölürüz. 0-14 birimlik bir cetveli gözünüzün önünde canlandırın; pH cetvelinde; 7 nötr iken Ph değeri düştükçe asidite artıyor, yükseldikçe alkali bir yapıda oluyor. Örneğin bir bardak çay ya da bir fincan kahve yaklaşık 2.3 pH değerinde yani asidik. Hayvansal proteinlerin tümü, şekerli gıdaların tümü, alkol ve her türlü ilaç asidik değerler taşırken; raw food –çiğ besinlerin alkali seviyesi oldukça yüksek. En yüksek alkali değere sahip besinler ise; turp, kabak, ıspanak, çiğ badem, karnıbahar,maydanoz ve tüm yeşilliklerde bulunmaktadır.
İçtiğiniz su ise en az 7.5 pH değerine sahip olması gerekiyor. Ve tabi suyu mümkünse cam şişede tüketmek daha sağlıklı.
“BİZLER DOĞADA BİR HAYVANIZ!” diyor Gül Kaynak. Bu nedenle; sağlıklı bir zihne ve bedene sahip olmak istiyorsak tek yapmamız gereken vücudunuza aldığınız asit-alkali dengesini korumak olduğunu anlıyoruz. Peki ya zihnimiz? Asidik ve Alkali Düşünceler ve Duygular yok mu? Mesela “aşk” oldukça alkali bir duygu iken; “endişe-kaygı” oldukça asidik. Stres-öfke—kıskançlık-nefret asidik duygular ve kendimizi daha yorgun-bitkin hissetmemize yol açarken; sevgi-merhamet-affetmek-tevekkül gibi duygular yüksek oranda alkali değere ve öneme sahipler.
Workshop un sonunda; beden-zihin nasıl “bir”se bizler-insanoğlu da doğa ile bir bütün, “bir” olduğu kaldı zihnimde…


Keyifli bir Cuma gününün sonunu Nico Luce un “Yoganın Taosu” ile getirmeye niyet ettim. Nico Luce henüz eğitmen değilmiş, 10 yıldır yoga yapmaktaymış. Asanaların içerisinde tüm zihnin ve bedeninle kalmak bir de bu enerjiyi karşı tarafa aktarabilmek 4-16 aylık bir çalışma ile olmuyor. Kişi önce kendini bulmalı sonra kendi ile bütünleşmeli en sonunda kendini bilince; bir başkasının içindeki ateşi yakacak zirveye ulaşıyorsun. Workshop da daha çok kalça açıcı asanalara odaklanılırken Nico bir yandan da “Tao Te Ching” kitabını okumayı seçmişti. O kitap okurken bize de asanaların isimlerini söylüyordu. Açıkçası beni zorlayıcı bir ders oldu. Hem asanaları yapacaksın odaklanarak şu anın içine beden-zihin-ruh üçlüsünün farkındalığını koruyarak bir de kitabı dinleyeceksin, yok artık :))) Tao ilkelerini duydum ancak dinleyemedim. Zihnimde kalan;
 “Yumuşak sertin, yavaş ise hızlının üstesinden gelir.” Lao Tzu.

Sağlıklı Beden ve Zihin için Detox: 

• Şükretmeyi Arttırın

• Sindirm Sisteminizi Tekrardan Düzenleyin

• Toksin ve Serbest Radikal Alımını Azaltın

• Kendinizi Keşfetme Yolculuğuna Çıkın

• İdeal Hayatınıza Bugün Başlayın

“Bugün hayatınızın geri kalan bölümünün ilk günü.”


Mind & Body 2013 2. Gün Deneyimlediklerim-Gözlemlediklerim devam edecek…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder